Blog

Sabırsızlıkla beklediğiniz bebeğinize kavuştunuz, her şey harika. Ancak bebeğiniz hiç de tahmin edemeyeceğiniz kadar hızlı büyüyor. Peki eviniz hızla büyüyen bebeğinizin güvenliği için uygun mu?

Minik insancık o muhteşem merakını yenmek için, gördüğü her şeyi tanımak isteyecek, her şeye dokunmak isteyecek ve dahası refleksleri gereği her şeyi kemirmek isteyecek. Hareket becerileri geliştikçe yuvarlanacak, kayacak, tutunarak ayağa kalkacak, bir şeylerin içine veya altına girecek ve tüm bunlar siz bir anlık arkanızı döndüğünüzde gerçekleşecek. Eviniz tüm bu keşif macerasına hazır mı? Hadi ufak birkaç öneri ile evinizi birlikte hazırlayalım.

Ebeveynlik yoluna birlikte çıkmış kadın ve erkek, zaman zaman yükü eşit ağırlıkta sırtlansa da ne yazık ki günümüzde çoğunlukla kadının bu yükü omuzladığını görüyoruz. Biliyoruz, evet. Anne-baba olmak dünyanın en büyük sorumluluğu. Ancak kendine güvenen, kendi gerçekliğini bulabilecek, mutlu bireyler için bu yolda el ele olmanız çok önemli. Sadece annenin özverisiyle ya da babadan daha çok annenin özverisiyle çocuk yetiştirilemez, sorumluluk eşit ve paydaş olmalıdır.

Bebekler öyle hızlı büyüyor ki ne zaman doğdu, ne zaman ek gıdaya geçti insan inanamıyor. Çünkü; ek gıda demek, sizinle aynı şeyi yemeye başlaması demek ki; daha dün meme emen ve/veya mama yiyen bebeğin; bugün normal gıda ile beslenmeye başlaması bile duygusal annelerin gözünün yaşarmasına sebep. Ah anneler… Bu ek gıda daha başlangıç, süreç öyle hızla ilerleyecek ki; ne zaman ilkokula başladı, ne zaman üniversiteden mezun oldu şaşıracaksınız. Çok da duygusallaşmayın, sizin süreciniz de aileniz için aynı şekilde yaşandı…

Bebeğinin olacağını öğrenen herkesin kafasında aynı sorular dönüp durur;

- Acaba kız mı olacak, erkek mi?

- Sağlıklı olsun da cinsiyeti önemli değil!

- Ah acaba babasına mı benzeyecek, annesine mi?

- Güleç mi olacak, somurtkan mı?

- Ne zaman yürür?

- Yarım mı konuşur, yoksa kelimeleri tam mı çıkarır?

- Peki ya ses tonu nasıl olacak?

Bu sorulara daha pek çok soru eklenebilir ve herkesin tahmin edeceği üzere sorular buraya sığmaz.

Kesin olan bir şey varsa; o da sürecin heyecanlı büyüsüne kapılmanın çok doğal olduğudur.

Golden Goat'u bebek dostu yapacak bir çok özelliği var. Genel olarak bu özellikleri doktorunuz açıklamış olsa da, bir de bloğumuzda yazmak istedik. Bugün bir çok bebek formülünde süt ticari fayda sağlayacak şekilde yararlı bölümleri ayrıştırılarak kullanılmasına rağmen Golden Goat sütü ayrıştırmadan kullanıyor.

Gerçekçi bakıldığında bu bile başlı başına bir üstünlük. Gelelim diğer sebeplere...

Hep sorulan soru; saf keçi sütü ve saf inek sütü arasında ne gibi farklar olduğu konusu… Kafalarda bir sürü soru var, bu kadar bilgi kirliliğinde soruların olması da doğal aslında. Ama tarafsızca araştırıldığında doğru cevaplara ulaşmak mümkün.

Bebekler, aslında doğumdan itibaren öğrenmeye başlar. Bakar, görmeyi öğrenir; duyar, dinlemeyi öğrenir; dokunur, hissetmeyi öğrenir daha neler neler… Kontrolsüz, refleks hareketlerin yerini bilinçli hareketlere bıraktığı, beyin geliştikçe kontrollü hareket ve davranışların arttığı bir gelişim sürecidir bebeklik. Başa dönersek, bebekler çeşitli hareketleri yapmak için vücutlarını nasıl kullanacaklarını öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. İşte bu öğrenme süreci “motor gelişimi” sürecidir.

Sonunda o günler de gelip çattıysa ne mutlu size ki; bebeğiniz bezden kurtuluyor. Bebeğini tuvalete alıştırmak isteyen bir çok anne nedense sonbahar ve kış yerine eğer dönem yakınsa bahar ve yaz dönemlerini iple çekiyor. Bebekler için durum biraz değişik, onlar genel olarak konudan bihaberler. Başlarına gelmeden anlayamıyorlar ve sonra belli ki uyum süreci başarılı sonuçlanıyor. Aslında anneler bu konuda farklı fikirlere sahip; kimi akışına bırakırken kimi de tuvalet eğitimi vermeyi doğru buluyor. Hangi yöntem denenirse denensin sonucun başarısından eminiz. Sonuçta hepimiz bebek olduk ;)

Akışına bırakmaktan yana değilseniz; çocuğunuzun tuvalet eğitimine hazır olup olmadığını ve nasıl bir eğitim metodu izleyebileceğinizi merak ediyorsanız detaylar yazımızda.

Hamilelik hepimiz için daha ilk andan içimizi kıpır kıpır yapan, kendi önemimizi biraz daha net anlamamızı sağlayan, bize güç veren ve bizi olgunlaştıran "büyülü bir süreç."

Hamilelik ya da diğer bir deyişle gebelik; hamilelik belirtileriyle başlayan; her an bize yeni şeyler öğreten, karşımıza her gün yeni bir biz çıkaran müthiş bir 40 haftalık serüven.

Yenidoğan bebekler annelerinden geçen antikorlar sayesinde pek çok hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olarak doğar. Bu bağışıklığın yaşamın ilk yılında yok olduğunu biliyor muydunuz?

Bebekleri ve çocukları; özellikle yaşamın ilk yıllarında ve en savunmasız oldukları yaşlarda korumak için dünyada bir aşı periyodu tasarlanmıştır.

Aşılanmanın olası hastalıkları önleme konusundaki faydaları, aşılanma kaynaklı küçük ve baş edilebilir yan etkilerden daha önemlidir.

Ülkemizde takip edilen aşı takvimi için aşağıdaki tablo bizlere yardımcı olacaktır.